Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
baş sallamak
Anlamı:

1. karşısındakinin her sözünü uygun bulur görünmek

Örnek:

1. Bu baş sallayışını bir tasdik işareti sayıp konuşmaya devam etti.

1. Bu baş sallayışını bir tasdik işareti sayıp konuşmaya devam etti.


baş tacı
Anlamı:

1. isim , isim , mecaz , mecaz , isim , isim , mecaz , mecaz , Çok sevilen kimse

2. Çok beğenilen şey


baş tacı etmek
Anlamı:

1. çok sevmek ve saymak, el üstünde tutmak

Örnek:

1. Karısını kadınlığın baş tacı eder, bütün ev halkını methe başlardı.

1. Karısını kadınlığın baş tacı eder, bütün ev halkını methe başlardı.


baş tutamamak
Anlamı:

1. denizcilik , denizcilik , denizcilik , denizcilik , rüzgâr, fırtına yüzünden, yapılışındaki veya yükselişindeki bir bozukluk sebebiyle gemi dümene uymamak, rotadan çıkmak


Ön Takı : (gemi)

bas tutmak
Anlamı:

1. ince sesli çalgılara tek perdeden eşlik etmek


baş tutmak
Anlamı:

1. elebaşı olmak


Ön Takı : (bir yere)

baş ucu

İlgili Kelimeler:

baş ucu kitabı

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Yatılan bir yerin baş konulan yönü veya yakını

Örnek:

1. Kadın birden silkinerek gözlerini açıyor, hemen baş ucunda Seyfi'yi görünce şaşırıyor.

1. Kadın birden silkinerek gözlerini açıyor, hemen baş ucunda Seyfi'yi görünce şaşırıyor.


baş ucu kitabı
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Sık sık yararlanılan, ana bilgileri veren, değerini yitirmeyen eser

Örnek:

1. Tam anlamıyla baş ucu kitaplarıdır bu beş kitap.

1. Tam anlamıyla baş ucu kitaplarıdır bu beş kitap.


baş üstü dolabı
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Uçaklarda, otobüslerde el bagajını koymaya yarayan kapaklı dolap


baş üstünde tutmak
Anlamı:

1. çok iyi ağırlamak


baş üstünde yeri var
Anlamı:

1. `büyük bir saygı ve ilgi ile karşılanır veya ağırlanır` anlamında kullanılan bir söz


baş vermek
Anlamı:

1. çıban olgunlaşmak

2. buğday vb. bitkiler başak bağlamaya başlamak, başak oluşmak

3. gemi, kayık vb.ni döndürmek, çevirmek

Örnek:

1. En sonunda rüzgârların istikametine baş verdi.

1. En sonunda rüzgârların istikametine baş verdi.

4. ortaya çıkmak, belirmek

Örnek:

1. Fransızlardan, neler olup bittiğini, neden müttefikler arasında bazı sorunların baş vermiş olduğunu öğrenmeleri isteniyordu.

1. Fransızlardan, neler olup bittiğini, neden müttefikler arasında bazı sorunların baş vermiş olduğunu öğrenmeleri isteniyordu.


baş yakmak
Anlamı:

1. kötü duruma düşürmek


baş yapmak
Anlamı:

1. kuaför saç bakım ve tuvaleti yapmak


baş yastığı
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Yatakta başın altına konulan yastık


baş yastığı baş derdini bilmez
Anlamı:

1. `insanın derdi içindedir, en yakını bile onu anlamaz` anlamında kullanılan bir söz


baş yemek
Anlamı:

1. birinin ölümüne veya yok olmasına sebep olmak

2. birinin güç duruma düşmesine yol açmak


bas! (veya bas git!)
Anlamı:

1. argo , argo , argo , argo , `çekil, yürü, git, defol!` anlamında kullanılan bir söz


başa baş

İlgili Kelimeler:

başa baş noktası

Anlamı:

1. zarf , zarf , zarf , zarf , Eşit durumda, dengeli olarak

2. Birine üstünlük sağlamadan

Örnek:

1. Bu iki güreşçi başa baş güreştiler.

1. Bu iki güreşçi başa baş güreştiler.


başa baş gelmek (veya kalmak)
Anlamı:

1. eşit olmak, denk olmak

2. berabere kalmak


başa baş noktası
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bir yabancı paranın veya değerli kâğıdın piyasa değeri ile üstünde yazılı değerin aynı olması durumu


başa çıkmak
Anlamı:

1. güçlükler çıkaran biriyle olan işini, kendi istediği yolda sonuçlandırabilmek

Örnek:

1. Onlarla başa çıkmak kolay değildi, çünkü her an bir çamur atabilirlerdi kızdıklarında.

1. Onlarla başa çıkmak kolay değildi, çünkü her an bir çamur atabilirlerdi kızdıklarında.


Ön Takı : (biriyle)

başa çıkmak
Anlamı:

1. bir şeye gücü yetmek

Örnek:

1. Varsın kıraç olsun tarlam / Taşlarını ayıklayacağım / Kazmayı sallayacağım / Karar vermişim / Toprakla başa çıkacağım

1. Varsın kıraç olsun tarlam / Taşlarını ayıklayacağım / Kazmayı sallayacağım / Karar vermişim / Toprakla başa çıkacağım


Ön Takı : (bir şeyle)

başa gelen (dert) çekilir
Anlamı:

1. çaresiz durumlara düşüldüğünde insanın kendini üzüntüye kaptırmayıp bu durumlara katlanmasının olağan ve doğru bulunduğunu anlatan bir söz

Örnek:

1. Başa gelen dert çekilir der gibi bir hâlde arabayı itina ile çeken bir atları vardı.

1. Başa gelen dert çekilir der gibi bir hâlde arabayı itina ile çeken bir atları vardı.


başa gelmek
Anlamı:

1. kötü bir durumla karşı karşıya kalmak